Sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte doğa yürüyüşleri ve mantar toplama aktiviteleri artış gösteriyor. Ancak bu keyifli aktivite, bilinçsizce yapıldığında ölümcül sonuçlar doğurabilecek büyük bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Manisa Şehir Hastanesi’nden Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Ezgi Tanımlı, doğadan toplanan mantarların tüketilmesi konusunda hayati uyarılarda bulundu ve en güvenli seçeneğin Tarım Bakanlığı onaylı kültür mantarları olduğunu vurguladı.
Dr. Tanımlı, mantar zehirlenmesinin basit bir gıda zehirlenmesi gibi görülmemesi gerektiğini, sonuçlarının çok daha ağır olabileceğini belirtti. Doğada bulunan hiçbir mantarın yüzde yüz güvenli olarak kabul edilemeyeceğinin altını çizen uzman, halk arasında dolaşan yanlış bilgilerin trajedilere yol açtığını ifade etti.
Mantar Hakkında Yanlış Bilinen Ölümcül Efsaneler
Toplumda mantarlar hakkında kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek, sağlığı ciddi şekilde riske atmak anlamına geliyor. Uzmanlar, bu efsanelerin hiçbir bilimsel geçerliliği olmadığını ve kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini belirtiyor. İşte o tehlikeli yanılgılardan bazıları:
- Pişirmek Zehri Yok Eder: Bu, en yaygın ve en tehlikeli yanılgılardan biridir. Mantardaki toksinlerin birçoğu ısıya dayanıklıdır ve pişirme işlemiyle etkisini kaybetmez.
- Hayvanların Yediği Mantar Güvenlidir: Bir mantarın salyangozlar veya diğer orman hayvanları tarafından yenmesi, o mantarın insanlar için zehirsiz olduğu anlamına gelmez. Farklı canlıların metabolizmaları toksinleri farklı şekilde işler.
- Görünüş, Koku ve Tat Testi: Zehirli mantarları tadına, kokusuna veya rengine bakarak ayırt etmek imkansızdır. Hatta en ölümcül mantarlardan bazılarının oldukça lezzetli olduğu bilinmektedir.
- Yoğurtla Tüketmek Panzehirdir: Mantarı yoğurtla veya ayranla birlikte yemenin zehrin etkisini azalttığına dair inanış tamamen asılsızdır ve hiçbir koruyuculuğu yoktur.
Sinsi Belirtiler ve Geri Dönülmez Hasarlar
Mantar zehirlenmesinin en korkutucu yanlarından biri, belirtilerin hemen ortaya çıkmamasıdır. Dr. Ezgi Tanımlı, bazı zehirli türlerde ilk belirtilerin mantar tüketildikten saatler, hatta günler sonra başlayabileceğini söylüyor. Bu gecikme, kişinin zehirlendiğini fark etmemesine ve tedaviye geç kalmasına neden olabilir.
Karaciğer ve Böbrek Yetmezliğine Dikkat
İlk başta mide bulantısı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi belirtilerle başlayan zehirlenme, aldatıcı bir iyileşme döneminin ardından çok daha ciddi bir faza geçebilir. Toksinler, özellikle karaciğer ve böbrekler üzerinde yıkıcı bir etki yaratarak kısa süre içinde organ yetmezliğine yol açabilir. Bu aşamadan sonra tedavi oldukça zorlaşır ve hayati risk en üst seviyeye çıkar. Kendinizi bir süre iyi hissetmeniz, tehlikenin geçtiği anlamına gelmez.
Zehirlenme Şüphesinde Atılması Gereken Hayati Adımlar
Eğer doğadan topladığınız bir mantarı tükettikten sonra en ufak bir şüphe veya belirti hissederseniz, zaman kaybetmeden harekete geçmelisiniz. Teknolojipusula.com.tr olarak sağlığınızın her şeyden önemli olduğunu hatırlatırız. Dr. Tanımlı’nın bu durumda izlenmesi gereken adımları şu şekilde sıralıyor:
- Vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın ve durumu bildirin.
- En yakın sağlık kuruluşunun acil servisine başvurun.
- Eğer mümkünse, yediğiniz mantardan kalan bir parçayı veya fotoğrafını yanınızda götürün. Bu, teşhis ve tedavi sürecini hızlandırabilir.
- Doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle kusmaya çalışmayın veya bilinçsizce müdahalelerde bulunmayın.
- Bitkisel çaylar, ev yapımı ilaçlar gibi yöntemlerin zehri etkisiz hale getirmeyeceğini unutmayın.
Dr. Tanımlı’nın son sözü ise her şeyi özetliyor: “Emin değilseniz yemeyin, belirti varsa beklemeyin.” Doğanın sunduğu güzelliklerin tadını çıkarırken, sağlığınızı riske atmamak için bilinçli ve dikkatli olmak hayati önem taşımaktadır.
